Bodrum’un mandalina bahçeleri

Bodrum’un mandalina bahçeleri

Bodrum’la özdeşleşmiş ve bir marka haline gelmiş Bodrum mandalinası, Bodrum’un çok bilinen deniz-kum-güneşi dışında daha az bilinen yeşil doğası ve bitkisel zenginliğinin bir parçası olan mandalina bahçelerinin varlığına işaret etmektedir. Özellikle kışın yolun iki tarafını süsleyen mandalina bahçelerinin arasından geçerken meyveler mis gibi kokuları ve parlak turuncu renkleriyle gözünüzü alır. Kışın vitamin kaynağı olan bu faydalı meyvenin yetiştirildiği bahçeler için çalışan yöre halkının yaşamında önemli bir yer tutmuştur. Meyve bahçelerinin günümüze kadar ulaşan varlığı köylünün topraktan ve doğadan faydalanma şekli, doğayı anlaması ve yararlanması, kendine özgü yöntemler oluşturmasıyla bir toprak kültürü yarattığının göstergesidir. Bu nedenle de mandalina bahçeleri önemli bir kültürel mirastır.

bodrum mandalina makale ile ilgili görsel sonucu

Köyde bir mandalina bahçesi

Bodrum’da bahçe ve tarla gibi tüm tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapıldığı yere “harım” denir. Ancak mandalina ağacının bahçedeki yeri ve konumu ayrı olup en yaygın yetiştirilen meyvedir. Mandalina ağaçları hemen hemen aynı boyda, düzenli bir sıra halinde 3-5 m aralıklarla dikilmiş ve hepsi bir arada bulunur.  Portakal, limon, turunç, greyfurt ve bergamut narenciye sınıfından diğer ağaçlar olup mandalina ağaçlarının yanında daha küçük topluluklar halindedir. Bunların dışında incir, badem, dut, nar, vb. gibi meyve ağaçları ile çam, meşe, palamut gibi diğer ağaçlara da rastlanır.

Tipik bir mandalina bahçesi “kuru duvar” olarak adlandırılan yani arasında bağlayıcı malzeme olmayan ve yalnızca tarla ve bahçelerinden çıkan taşların geniş bir taban üzerinde üst üste yerleştirilmesinden oluşturulmuş duvar ile çevrilidir. Ancak yeni bahçelerde kuru duvarın yerini tel çit ve örme duvarların aldığını görürüz. Konumuna göre bahçeyi sert kuzey rüzgârlarından korumak için adeta bir duvar gibi düz bir çizgi üzerinde belli aralıklarla dikilmiş selvi ağaçları yetiştirilmiştir. Ayrıca defne, pinar, asma vb. birçok çit bitkileri de bahçeyi adeta koruma altına alır. Bunlardan biri olan iri ve tatlı taneli, yumuşak çekirdekli, pembe renkli bir nar çeşidi olan “paşa narı” mandalina ile hemen hemen aynı zamanda meyve vermeye başlar ve kuşların öncelikli seçtiği meyve olup adeta mandalinaları korurlar.

bodrum mandalina makale ile ilgili görsel sonucu

Köydeki çoğu mandalina bahçelerinde bir ev bulunur. Son derece sade olan eski evler dikdörtgen şeklinde kalın duvarlı taş yapılar olup yöne göre çoğunluğun arka tarafı yola, ön tarafı ise bahçeye bakmaktadır. Genellikle çevrede rastlanan malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Eski evlerin damları esas olarak killi topraktan olup bazılarında yalıtım amacıyla olduğu tahmin edilen ve erişte olarak bilinen deniz çayırı (posidonia oceanica) kullanılmış. Bu tarzı şimdi az sayıda evde görmek mümkün ancak yenilenmiş evlerde yaşayan özellikle yaşlılar toprak tavanlı evlerin adeta konforunu unutmuyorlar. Tuvaletler evin dışındadır. Evin yakınında bahçe içinde ise genellikle ekmek, peksimet ve yemek pişirmede kullanılan özellikle bacasız bir fırın vardır. Buradan çıkan küller atılmaz hatta bazılarına göre atmak günahtır. Yapısını iyileştirmek için toprağa karıştırılır, deterjan yerine bulaşıkta hatta bir zamanlar çamaşır yıkamada da kullanılmış. Gene bahçelerin çoğunda bir su kuyusu bulunur.

bodrum mandalina ile ilgili görsel sonucu

Bahçede yaşam

Bazı bahçelerdeki evler bir zamanlar sürekli yaşam yeri olmasına karşılık şimdi sadece günlük faaliyetlerde kullanılır. Esas ev bu durumda köy içindedir ve sabah erkenden kalkıp “harım”a giderler. Meyve bahçelerinde bakım (toprağı sürme, çapalama, ilaçlama, sulama gibi) zahmetli ve zaman alan çalışmalardır ve süreklilik gerektirir. Ancak mevsimlik sebze yetiştirmek hayvanlarla ilgilenmek de günlük yapılan işlerin arasındadır. İnek ve tavuklarının her sabah serbest bırakılması, bakımı, yemlenmesi, sütlerin sağılması işleri bunların arasındadır. Öğleden önce köylüler torbalarında süt, yumurta, bahçeden topladıkları ot ve sebzeleri ile köydeki evlerine dönerler.  1-2 saatlik dinlenme ve öğle yemeğinden sonra gene harıma gidilir ve kışın hava kararmadan önce yazın 6-7’ye kadar çalışılır, inekler dam dedikleri ahırlara, tavuklar da kümeslere konularak tekrar eve dönülür. Bazıları eşekleri ile gidip gelir ve yüklerini de eşek sırtında taşırlar. Kışın budadıkları ağaç dalları da yakacak olarak taşınanlar arasındadır. Sabah akşam süren bu işleri genellikle yaşlıların hiç yakınmadan yaptığını görürsünüz. Onlar için tatil yoktur bayramlarda bile harıma gitmeyi bir gün bile aksatmazlar. Bahçe içindeki evlerini bırakmayıp sürekli yaşayanların sayısı az da değildir. 

Mandalinanın toplanması

Mandalina Kasım ayında olgunlaşmaya başlar ve hava şartlarına göre Ocak ayının sonuna kadar dalında kalabilir. Erken toplanan henüz olgunlaşmamış meyveler hoş aromalarından ve tatlarından dolayı pazarda alıcı bulabiliyor. Mandalinaların toplanması kolay olmayan bir iş, köylüler buna “mandalina ellemek” diyorlar ki bu tanım bir itina ve özen içeriyor. Bir bakıma doğru da çünkü mandalinalar dalından çekip koparılmıyor, bu durumda kabukta kolaylıkla delik oluşuyor ve erken bozulmaya neden olarak meyvenin depolanma ömrünü azaltıyor. Her birinin tek tek dalından kesilmesi ve kasalara yerleştirilmesi ile mandalinalar sağlıklı bir şekilde toplanmış oluyor. Daha önceleri imece usulü yapılan bu işlemi şimdilerde artık toptancılar yapıyor. Mandalina ailelerin esas gelir kaynağını oluşturur ancak diğer tarım ve hayvancılık faaliyetleri de yıl boyunca sürer ve gelir getirir. Tüm faaliyetler birbirini destekler ve besler.

Doğal ve sağlıklı ürünleri, ortamın yeşilliği, rahatlığı ve tabiatın içinde bir yaşam sunması ve günlük faaliyetleriyle ekolojik yaşam şeklinin en tipik örneği olup günümüze kadar gelen kültürel bir miras konumundadır.

Kaynak: http://www.ekonuans.net

Yazan: U.A.Koşkan

 


Yukarı